🍸 Ya Habir Ile Haber Almak

ctPn. Dini Bilgiler Habir [ Herşeyin iç yüzünden gizli taraflarından haberdar ] Günde Zikir Sayısı 812 – Hafıza ve idrakin genişlemesi için Ya Habir ismini zikredende ruhaniyet kesbeder, eşyanın sırrına vakıf olur. Kötü ahlak ve zalim şerrinden kurtulur. Rüyasında istediği şey hakkında bilgi alır. 40 gün 7000 defa okuyan bu ismin hadimi ile görüşür. EL-HABİR;Olmuş olan,olmakta ve olacak olan her şeyi bilen,her şeyden haberdar almak ,bilği edinmek için herhangi bir araca ihtiyacı olmayan. Yüce rabbimizin haber alma,bilği edinme özelliği ve haber alma ağı oldukça geniş ve sonsuz yeri ve her şeyi avucunun içi gibi bilir,kontrolü altında ve saltanatının ulaşmadığı yer yoktur. Ebced değeri ve zikir saatiEL-HABİR; isminin zikri812 saati Güneş,günü Pazardır. Özellikleri ve bazı faydaları Bu ismin zikriyle gerektiği gibi saatine ve tertibine uygun olarak meşgul olan kimse ,her hangi bir şeyden kendisine zarar gelir mi gelmez mi,öğrenir ve ona göre hareket saat erkekler ise Ay saatini tercih kimse istediği sırrı bu ismin tertibiyle öğrenebilir. Her gün 812 defa okumaya devam eden kimse ,ruhani varlıklarla görüşür ve keşiflere sahip sırlar kendisine açılıp bildirilir. Aynı şekilde zikrine devam eden kimse,zulüm görüyorsa mazhar olur. Bir kimse yatmadan önce7 defa “Ela ya’lemü men halak,vehüve’l-latifü’l-Habir” ayetini okursa, dilediği şeyi ve istihare ettiği konuyu rüyasında görür. Bu ismi,cam veya porselen bir kap içine yazıp su ile silinir ve anlayışı kıt veya zihni kapalı bir kimseye içirilirse,anlayış kabiliyeti artar,zihni açılır,hafızası kuvvetlenir. Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada güzel haber almak işlerinden ve özel hayatından yana umduklarını bulamayacağına, yeni kazanç kapılarının açılmasına vesile olacağına, eline geçen fırsatları çok iyi bir şekilde kullanacağına, sorunların ve sıkıntıların ortaya çıkacağına, sorunlarla boğuşulacak bir döneme girileceğine, elinde avucunda ne varsa hepsini satmak zorunda kalacağına ve çevresindeki kişiler tarafından desteklenmeyeceğine, yolunu gözlediği kişilere kavuşacağına, tabir edilir. Ayrıca rüyada güzel haber almak küs olduğu kişilerle yeniden bir araya geleceğine, mutluluğu yakalayacağına, çok uzun zamandan beri hayali kurulan şeyin bir türlü gerçekleştirilemeyeceğine, yaşamını kolaylaştıracağına, çok büyük ve başarılı bir kariyer için kendisine daha uygun olduğunu düşündüğü bir işe gireceğine ve bu iş ile birlikte hayatının çok büyük bir hız kazancağına, çalışma hayatında çok iyi bir noktaya gelineceğine, yorumlanır. çok sıkıntılı ve çok zor döneme gireceğine tabir edilir. erkekler için pek çok kadını etkileyen çapkın biri olarak anılacağına delalet eder. hem birincilik hem de kazanç getireceğine alamet eder. yakalandığı ağır bir hastalığı yeneceğine yorulur. Dini olarak Rüyada güzel haber almak tabiri Dini olarak rüyada güzel haber almak bazı konser etkinliklerine katılacağına, hayatında temiz, isabetli ve temkinli adımlar atmayı bileceğine, hayatı daha güzel ve dolu dolu yaşamak için yeni alışkanlıklar edinileceğine, başarısız olacağına bu durumun da kendisine mutsuzluk ve gözyaşı getireceğine, yaşanan hastalıkların sona ereceğine, kazancının tükenmeyeceğine ve kalıcı olacağına, kısmetinin ve şansının da her zaman açık olacağına, maddi konuların çözüme kavuşacağına, yakın bir dostla ters düşüleceğine ve talihsiz bir kaza yaşanacağına, delalet eder. Psikolojik olarak Rüyada güzel haber almak yorumu Psikolojik olarak rüyada güzel haber almak kişinin pek çok hatalı davranış içinde olacağına, elini attığı her işte büyük kazançlar elde edeceğine ve yaptığı her çalışmanın hem kendisine hem etrafındaki insanlara çok büyük fayda sağlayacağına, evinde ve işyerinde bereketin ve bolluğun hüküm süreceğine, bu adımlar sayesinde hem yüklü miktarda para kazanacağına hem de çok daha üst kademelere geleceğine, kötü bir melanetin uzun süre peşinde olacağına, olanaksızlıklarla mücadele eder hale geleceğine, aksi takdirde çok üzüleceğine, projelerin büyük başarılar kazandıracağına, işaret Güzel görmekRüyada görülen şeylerin güzel olması daima çok iyidir. Huzur, mutluluk, rahat, müjde, kısmet olarak yorumlanır. Kişi rüyasında kendisini güzel görürse, onu çok güzel gelişmeler KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ  SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. Ey Muhammed! Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.NİSÂ - 79 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ Rüya Tabiri Rüyada her türlü haber almak için Burç S. Yaş 30 MERSİNİÇEL / ERDEMLİ Sordu. Selamlar geçenlerde garip bir rüya gördüm. Rüyada her türlü haber almak için neye yorumlanır tabirini yaparmısınız ? Rüyada her türlü haber almak için rahat etmeye ve yüzün gülmesine, kalbini kırdığınız insanlardan af dilemeye ve hayırlı olanı istemeye işaret eder. Bekar erkek için bu rüya kişinin gerçek hayatta var olan sıkıntısından kurtularak aydınlanacağına, bir süre hayata küsmeye ve moralin bozuk olmasına işaret etmektedir. Başka bir yoruma göre bu rüya var olan resmi işlerinin çözüme kavuşacağına ve başarı sağlamaya, ahiret hayatının da güzel olacağına işarettir. Rüyada her türlü haber almak için şeklinde rüya görmüşsenizGrup faliyetlerine katılın enerjiniz yeterli olacak,Belli konularda ilerleyip ilerlememe veya devam edip etmemem arasında gidip geliyor her türlü haber almak için nedir?Rüyada her türlü haber almak için sabırlı ve ağzı dualı bir insana ve başarıya, evladına güzel bir gelecek sağlamaya ve sabrederek sorunları aşmaya, güzel insanlarla birlikte olmaya ve hayatı güzel yaşamaya tabir olunur. Rüyada her türlü haber almak için neye delalet eder? her türlü haber almak için kişinin ilgi odağı olmasıyla hayatının da değişeceğine, söz sahibi olacağı için iş yapmaktan çok iş yaptırarak para kazanacağı bir mesleği olacağına de iş yükünü başkalarının yükleneceğine, büyük mutluluğa ereceğine, çok büyük zahmete girmeden çok büyük kazançlar elde edileceğine ve bu kazançlar sayesinde çok büyük hayallerin kısa bir zaman içinde gerçekleştirileceğine, iş hayatında kendisine destek ve yardımcı olması için yanına aldığı bir akrabasından kötülük ve ihanet göreceğine işaret eder. Rüyada her türlü haber almak için neye işarettir? her türlü haber almak için aksi halde yanlık kararlar vererek var olan sorunların dahada artacağına, gelip geçici ama yine de can sıkacak bir olayın yaşanacağına, maddi anlamda beklediğinden fazla para kazanacağına ve rahata kavuşacağına, giriştiği işlerde kazançlı çıkacağına, kendi şansını kendisi yarattığına alamet olur. Rüyada her türlü haber almak için ne anlama gelir? her türlü haber almak için insanların ihaneti yüzünden huzurun kaçmasına ve güç kaybetmeye, beklenmedik haberler karşısında şaşkınlık yaşamaya ve göz yaşı dökmeye haber almak geriletmeye çalışan kimsenin varlığına, manevi olarak kendini iyi hissetmediğine işaret habir ile haber almak mutlu olmak için fedakarlık yapmaya ve aile birliğine saygı duymaya, zorlukların ardından gelen rahata ve yüzün gülmesine rivayet eder. Rüyada haberi almakRüyada haberi almak dünyalık tüm isteklerine kavuşacağına, yaşadıklarını unutarak geçmişini bilmediği biriyle yeni bir ilişkiye atılacağına delalet etmektedir. Rüyayı gören yaşlı birisi ise beklenmeyen gelişmeler yaşanacağına, eşinden ayrılma kararı alacağına ken bazende yanıltıcı bir aşka kapılarak mutlu yuvasını bozacağına ve ayrılacağına alamet eder. Rüyayı yaşlı birisi görmüşse yakın zamanda işsiz kalacağına, dini konularda kendini iyi hissetmeye delalet haber almak içinRüyada haber almak için kendi kaderini kendi çizeceğine, huzurlu güzle bir hayat sürmeye ve şükretmeye işaret etmektedir. Başka bir yoruma göre bu rüya yalanların ortaya çıkması ile utanmaya ve insanlardan uzaklaşmaya, kötü olaylar yaşamasına mani olan yakın arkadaşlarının ve çok sevdiği kişiler olduğuna ve refaha ereceğine ve hedeflerine ulaşacağına tekabül etmektedir. Erkek için bu rüya ayrılığa ve içe kapanmaya, ölen kimsenin dünyadan yana hiç bir derdinin olmadığına ve gönlü rahat öldüğüne işaret Haber AlmakRüyada haber almak rüyayı gören kimsenin yakın zamanda hayatında güzel gelişmelerin olacağına, beklediği haberin geleceğine ve rüya sahibinin mutlu olacağına, sevdikleri ile birlikte aman geçireceğine ve güzel sözler duyarak itibarının artacağına tabir edilir. Esma-ül Hüsna 3,008 Görüntüleme el-Habir Günü Pazar Vakti Güneş Okunma Zamanları Sabah ve İkindi sonrası Ebced değeri ve Günde zikir sayısı 812 Anlamı Herşeyin iç yüzünden gizli taraflarından haberdar Kerameti Ya Habir ismini zikredende ruhaniyet kesbeder, eşyanın sırrına vakıf olur. Hafıza ve idrakin genişlemesi istediği şey hakkında bilgi alır. Habir el-Habir İsminin Anlamı Habir isminin lügat anlamı Bir şeyi bilmek, tecrübe etmek, denemek, imtihan etmek, yeri sürmek anlamlarına gelen “habera” kökünden türeyen el-Habir ismi; bilen, haber veren, uzman, bilirkişi demektir. Kur‟an!da 45 yerde zikredilmektedir. EL-HABÎR Olmuş olan, olmakta ve olacak olan her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan. Haber almak, bilgi edinmek için herhangi bir araca ihtiyacı olmayan… Habîr isminin ıstılah anlamı Habîr; bir şeyin gizli olan yönlerini bilen ve künhüne vakıf olandır. Habîr; her şeyi hiçbir gizli yönü kalmayacak derecede uzmanca bilendir. Habîr; kalplerde gizlenen her şeyi ortaya çıkarandır. Habîr; mülkünde olup biten her şeyden haberdar olandır. Habîr; kullarının yaptığı her şeyi en ince detayına kadar bilendir. Habîr; kullarının amellerini bilen, ona göre ödüllendiren ve cezalandırandır. Habir el-Habir Dualar ve Zikirler EL-HABÎR isminin zikri 812 adettir. Zikir saati Güneş, Zikir günü Pazar’dır. Habir el-Habir esmasıyla yapılacak Dualar Ey Kıyamet Günü’nün Sahibi! Ey gizli açık yaptıklarımızı bilen! Ey kalplerden geçeni de bilen! Ey her şeyden Haberdar! Ey Habir! Ey Allah! Sen her şeyden Haberdarsın Allah’ım! Şah damarımızdan daha yakınsın bize! Kalplerden geçeni de Bilen yalnız Sensin! Ey her şeyden Haberdar! Ey Habir! Ey Allah! Her yaptığımız işin karşımıza getirileceği O Gün” Bizi bağışla Allah’ım! Sen her şeyi Görensin! Sen her şeyi Duyansın! Her şeyden Haberdarsın Sen! Habir Adınla bildiğin günahlarımızı; Gaffar Adınla ört Allah’ım! Habir Adınla Haberdar olduğun hayırlarımızı; Lâtif Adınla karşıla! Bizi ateşin azabından koru Rabb’im! Yetimlerin hıçkırıklarıyla söken şafakta; Bizi o hıçkırıklardan bihaber bırakma! Yetimlere ve mazlumları Ve mustazafları bilenlerden eyle bizi! Ya Habir! Ya Allah! Senden gizli değildir hiçbir şey bu dünyada! Senden hayâ etmemizi nasip et ömrümüz boyunca! Ahlâkımızı kemale erdir Habir adınla Rabb’im! Sen ki kalplerden geçeni de bilirsin Ya Rab! Kalbimizi temizle Habir Adınla! Vera sahibi yap bizi Allah’ım! Takvayı yerleştir kalbimize Habir Adınla! Engin denizlerde; Sedeflerin içinde uyuyan incinin pırıltısını bilensin Sen Allah’ım! Köpüklü dalgaların üzerinde koşan rüzgarların, Soluğunu duyansın Sen! Rahmet dolu bir sağanaktan sonra, Nasıl yıkanırsa dünya, Kalbimi de öyle yıka Habir Adınla Allah’ım! Kalbimde Sana mahcup olacak tek bir leke bırakma! Gelmeden Mahşer Günü Ey Habir! Bizi de agâh kıl Kitabından! Kelamından bizi agâh kıl! Hab-ı gafletten uyandır kalbimizi! Haber-i Sadık gönlümüze düşsün bugün! Bugün kalbimiz Beyt ül Makdis’e dönsün! Habirâne kullarından eyle bizi bugün! Bugün ve Yarattığın her yeni gün Allah’ım! Bizi mütesellim kullarından eyle! Ey Habir! Ey Allah! Musa’ya haberi gönderen Sensin Tûr’da Hira’da haberi gönder Sensin Resulullah’a Sallallahu Aleyhi ve Sellem Haberi gönderen Sensin Yüce Adınla! Her şeyden haberdar olan Sensin! Bütün hayırlı haberler Sendendir! Gökten kanatlı Meleğinle gönderdiğin Kelam’ının Yoluna ram olanlardan eyle bizi! Ey yağmurun ve rüzgârın Rabbi! Ey Kıyamet Gününün Sahibi! Ey kalplerden geçeni de Bilen! Ey Habir! Ey Allah! Kıyamet Gününün sahibi Sensin Allah’ım! Bütün bilgiler Sendedir! Rüzgârı Estiren de; Yağmuru Yağdıran da Sensin Rabb’im! Her şeyi hakkıyla bilen yalnız Sensin! Güneşin doğuşuna şahitlik ettikçe; Şahitlik ettikçe geceye; Ve Semayı süsleyen, yıldızlara, Ay’a şahitlik ettikçe, Ruhumu Senden gaflette bırakma! İlk yaprakları yeşeren bir ağaca şahitlik ettikçe Allah’ım! Tomurcukların çiçeğe durduğuna şahitlik ettikçe; Kalbimden bütün baharlar geçtikçe; Ve bütün kışlar geçtikçe kalbimden, Habir Adınla hatırlat bana; O Dehşetli Gün’ü’ Allah’ım! Başka sahillere sürüklense de ürkek ruhum hayatta; Ruhumu Senden gaflette bırakma; Ne kadar nefesim kaldıysa bu hayatta daha! Soyulsa da kalbimin ince yaprakları bir bir artık; Bütün inceliğinle Allah’ım! Ve Habir Adınla! Kalbime incelik bahşet ne olur her gün biraz daha! Gözler Seni göremez Allah’ım! Sen gözleri görürsün! Her şeyi hakkıyla bilen yalnız Sensin Allah’ım! Her şeyden Haberdar olan yalnız Sensin! Habir Adınla Allah’ım! Seni arayan gözler ver bana! Seni sevenleri Rabb’im! Görecek basiret nasip et bana! Sönüp parlayarak nasıl kalırsa bir yıldız, Sisli bir göl kıyısında; Öyle tenha; Ve öyle temiz bir iman nasip et bana! Sana gelen yollarda Allah’ım! Hiçbir mani bırakma! Ve O Gün’ de Rabb’im Nefesimin tükeneceği O Gün’de Bütün incelikleri bilen Adınla Rabb’im! Ve Habir Adınla Bu ürkek ruhumu incelikle al Yanına! Âmin! Âmin! Âmin! V’el Hamdülillahi Rabbil Âlemin! Habir el-Habir Fazileti ve Sırları 1. Bu ismin zikriyle gerektiği gibi saatine ve tertibine uygun olarak meşgul olan kimse, herhangi bir şeyden kendisine bir zarar gelir mi gelmez mi, öğrenir ve ona göre hareket eder. [Bu saat erkekler içindir. Hanımlar bu tertip İçin Ay saatini tercih etmelidirler.] Bir kimse istediği sırrı bu İsmin tertibiyle öğrenebilir. 2. Her gün 812 defa okumaya devam eden kimse, ruhani varlıklarla görüşür ve keşiflere sahip olur. Birtakım sırlar kendisine açılıp bildirilir. 3. Aynı şekilde zikrine devam eden kimse, zulüm görüyorsa kurtulur, adalete mazharolur. 4. Bir kimse, yatmadan önce 7 defa “Elâ ya’lemü men halâk. Vehüve’l-Latifü’l-Habir Yaratan bilmez mi hiç? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.” Mülk, 6714 ayetini okursa, dilediği şeyi ve istihare ettiği konuyu rüyasında görür. 5. EL-HABİR ismi, cam veya porselen bir kap içine yazılıp su ile silinir ve anlayışı kıt veya zihni kapalı bir kimseye Içirilirse, anlayış kabiliyeti artar, zihni açılıp hafızası kuvvetlenir. 6. Yitirdiği bir şeyin yerini bulmak ve bir şey hakkında bilgi almak için yatmadan önce iki rekat namaz kılıp arkasından şu ayeti de 21 kere okuyanın da istediği şeyden haber alabileceği ve istediğini görebileceği bildirilmiştir “Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak •der. O, en gizli şeyleri bilendir, her şeyden hakkıyla haberdar olandır.”En’âm, 6103 Rabbim her şeyi bu seğirmeyle haber veriyor. Selamünaleyküm hocam. Kusura bakmayın sizi durmadan rahatsız ediyorum, kısaca bir şey anlatmak istiyorum. Bugün ablam aradı ve bir yakınımızın kalp krizi geçirdiğini söyledi. Aradan bayağı bi zaman geçti, tam saat de çenem seğirmeye başladı. Ama nasıl seriyor, biraz duruyor, duasını okuyorum geçiyor, tekrar devam ediyor. Ben de dedim acaba o adama mı bir şey oldu. Ablamı aradım, sordum. O da öldü, niye aradın dedi. Ben de dedim ki çenem acayip seriyor acaba o adama mi bir şey oldu dedim. Bana dedi ki saçma sapan hocalarınla, saçma sapan şeylere inanıp çarpılacaksın. Ben inanmıyorum. Seğirmeymiş meğirmeymiş, dedi. Madem seğirme var da niye hiç başka hocalar bundan bahsetmiyor. Sen devam et inanmaya. Ondan sonra da şurama şu oldu, burama bu oldu dersin diyor. Beni sinir ediyor. Ben de dedim; bu Allah’ın bir lütfu. Niye öyle diyorsun, peygamberler de buna riayet ettiler evliyalar da dedim… Hii sen devam et diye beni tersledi. Ben de dedim ki bu ilim Allah’ın bir lütfu, herkese nasip olmaz, dedim. Sen Allah’ın özel kulu musun, özel mi seçmiş seni, dedi. Ben de dedim ki sen inanmıyorsan inanmayabilirsin ama saçma sapan diyemezsin, dedim. O da bana neler etti… Ben de dedim ki ben Allah’ın özel kuluyum demedim ki saçmalıyorsun, dedim. Sonra allahu Teâlâ boşuna kâfurun suresini indirmemiş dedim. Senin dinin sana benim dinim bana dedim. İnancım yani buna ne gibi bir cevap vermeliydim. Beni çok kızdırıyor, sinir oluyorum ona… Onunla bu konuyu asla tartışma. Aslında kimseyle tartışma. Bunun adı ilm-i ledün. Kişiye özeldir. İnanan inanır, inanmayan inanmaz. Allah yok diyen, elbet sana onları söyler. Allah’ın her kulu özeldir. Özel görevlidir. O da o sözleri söylemekle görevli. Cennet de cehennem de insanlar ve cinlerle dolacak. İnanalar ile inanmayanları kıyaslarsan inanalar kara öküzün alnındaki çakal beyazlık kadardır. Ekseriyeti inanmaz diyen ayetleri hatırla. Sen ihtilaçnameyi kendi kendine denetle. Yazılanlar çıkıyor mu? Savununca iptal ediliyor mu? Bak adam ölmüş. Senin seğirmelerin de durmuş olabilir. Eğer bir başka tanıdık daha ölmeyecekse. Selam es selame Allah Razi olsun hocam sağ ol… Aynen çıkıyor yemin ederim. Rabbim bana her şeyi bu seğirmeyle haber veriyor. Hep tecrübe ettim, aynen çıkıyor vallahi… Onu nasıl inandırabilirim bilmiyorum dedim ki en güvendiğin hocaya sor da öğren ondan sonra inan, inanma. bakim sana hoca ne diyecek dedim. O saçmalıklarla uğraşamazmış. Kimse kimseyi inandıramaz. İman rabbimizin lütfudur. Sana düşen talep edene ilmi anlatmaktır. Tebliğdir. Kimseyi inandırmaya çalışma. Şeytan yanlış şeyler söyletir de o söyledikleri önlerine gelir. Kaderlerini kötü etkilemiş olursun. İlme saçmalık demesi bile kendisine zaradır. Beyni her ilmi düşünceyi saçma sayabilir. Düşünme yeteneğinden mahrum kalır… Selam es selame… Tamam, hocam söylediklerine canı gönülden katılıyorum. Aynen herkesin bileceği iş. Kendisi kaybeder ne hali varsa görsün. Beni de ilgilendirmez ama çok sinir ediyor beni. İsterse ablam olsun, ne olursa olsun, çok kendini dev aynasında görüyor. Selam es selame hakkini helal et. O dev aynasında dursun. Sen mütevazı ol… Başkalarından sorumlu değilsin. Sen kendi nefsini eğitmeye bak. Her kula şah damarından daha yakın olan rabbimiz seni bu huyundan kurtarsın inşaallah. Selam es selame… Tüm seğirmeler ANLAMA ZOR Akıyoruz bir uçtan bir uca Hayat ırmağının düzünden tersine Tersinden düzüne Yokuşlar çıkarak, inişler inerek Dursuz duraksız Bilinmezler denizidir yüzdüğümüz Uçsuz bucaksız Bir yönden var oluşa Çabalarımız Bir yönden tükenişe Bulup yitirmeye Yitirdiklerimizi bulmaya uğraşımız Adımız Adem Sanımız yokluk Olumsuzdan olumluya Olumludan olumsuza Durmaz akarız Biteviye İlahi düzenin şenlerine bakarız Günahlarımızla, sevaplarımızla Kılıçtan keskin mi keskin Kıldan ince mi ince Köprüler geçeriz durmadan Kudret şarabıdır içtiğimiz Kevser ırmağında, yedi kurnadan Adımız Adem Sanımız yokluk Hayat tarlasında harmancıyız Yabasız oraksız Yaratan yaratılmışla özdeş Yaratılan Yaratanla hemhal Öyle bir sır ki anlamak zor Anlatmak olanaksız Ilgın-1994 Hacı Ali Bayram

ya habir ile haber almak